HEMŞİN SOHBETLERİ
OSMANLI KAYITLARINDAKİ HEMŞİN
Doç. Dr. Hanefi BOSTAN
Deşifre ; Firdevs Subay
Doç. Dr. Hanefi Bostan’ın özgeçmişi
1958 – 2024 Trabzon Çaykara doğumlu.
1982 yılında Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Sosyal Bilimler Eğitimi bölümü, Tarih Anabilim dalında araştırma görevlisi olarak göreve başladı.
1986 da yüksek lisansını, 1993 de doktorasını tamamladı, 2018 yılında Doçent unvanını aldı.
2001 yılından beri Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih bölümü Yeniçağ tarihi anabilim dalında öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.
Hanefi Bostan evli ve 3 çocuk babasıdır.
ESERLERİ;
1992 yılında Said Halim Paşa
2002 yılında XV-XVI. Asırlarda Trabzon sancağında Sosyal ve İktisadi Hayat,
2012 yılında Karadeniz’de Nüfus hareketleri ve nüfusun etnik yapısı,
2017 yılında Bir İslamcı düşünür ve Sadrazam Said Halim Paşa,
2018 yılında ise Harşit Vadisinin İdari, Sosyal ve İktisadi Tarihi (XV-XVII Yüzyıllar) kitaplarından sonra,
2020 yılında RİZENİN SOSYAL TARİHİ (Fetihten 18. Yüzyıla) kitaplarını çıkardı,
Barma Yaylası Tarihi ve Yayla Şenlikleri (İstanbul 2022)
Hocamızı maalesef 2024 yılında kaybetmiş bulunuyoruz.
Değerli eserleri ile yön verdiği tarihimiz için müteşekkiriz.
Nurlarda yatsın.
Hemşin ile ilgili en önemli kaynakların Osmanlı belgelerinde bulunduğunu görmekteyiz. Osmanlı kaynaklarından evvel Hemşin bölgesi ile ilgili belge veya bilgi var mı ve Osmanlılardan evvel bölgede kimler yaşamaktaydı?
Osmanlı iskân politikaları, Tımar politikaları ve vergilendirme politikaları olarak çok düzenli kayıtlar tutmuş ve Hristiyan Müslüman ayrımı yapmadan herkesi kayıt altına almıştı.
Osmanlı belgeleri ve kayıtlarını incelenirken hangi kaynakları değerlendirmeye almaktasınız?
Tapu Tahrir Defterleri: Osmanlı devletinde fethedilen yerlerde uygulanacak idari teşkilat ve sistem çerçevesinde, tayin olunan heyetler marifetiyle nüfus, arazi ve emlağın tespit ve kaydedilmesi işlemine tahrir, bu bilgilerin kaydedildiği deftere de tapu tahrir defteri denirdi. Bu defterler ana hatlarıyla kendi içinde ikiye ayrılıyor; Birisi İcmal (Özel bilgiler) ve diğeri de Mufassal (genel) defterler.
Avarız Defteri: Hane Defterleri. Avarız, Osmanlı Devleti'nde, Tanzimat'ın ilanına kadar, fevkalade hallerde ve bilhassa savaş masraflarını karşılamak üzere, hükümdarın emri ile halkın doğrudan doğruya devlete vermeye mecbur tutulduğu her türlü hizmet, eşya ve para şeklindeki vergilere verilen isimdir.
Trabzon Şeriye Sicilleri: Şer'iye sicilleri, Şer'iye Mahkemelerinde yapılan tüm işlemlerin kaydedildiği defterlerdir.
Osmanlı Nüfus Sayım Defterleri;
Trabzon Vilayet Salnamesi; Salnameler, bir yıllık olayları topluca göstermek üzere yazılmış eserler için kullanılan ve Türkçeye de Tanzimat'tan sonra girmiş olan bir terimdir. Trabzon Vilayet Salnamesi, 1869–1904 yılları arasında toplam 22 adet olarak yayınlanmıştır.
Osmanlı arşivlerinde tasnifler halen devam etmektedir. Bu sebeple aralarda boşluklar ve eksiklikler olabilir. Fakat mevcut bilgiler bile bölge ile ilgili net bir bilgi vermektedir.
Osmanlı kayıtlarında Hemşin isminden ilk nerede bahsedilmektedir?
Hemşin bölgesi 1461 yılında Trabzon’un fethi ile Osmanlı topraklarına dahil oldu.
Fetihten sonra tutulmuş ve arşivlerde bulunan Tahrir defterleri arasında Hemşin Zeametinden bahseden en eski tarihli 1486 yılına ait Trabzon Mufassal Tapu Tahrir Defteri’dir. Bu defterde Hemşin tahriri olmamasına rağmen, Hemşin Zaim’inden bahsedilmesi ve Zaim’e tahsis edilen tımar kayıtlarının bulunmasından, Hemşin’in de fethedilmiş olduğunu ve yapılan idari düzenlemede Trabzon Vilayeti sınırları dahilin de bulunduğunu anlamaktayız. O devrin Hemşin Zaim’i Nişli Karaca gözükmektedir.
Zaim Nişli Karaca ve Karaca Beşe aynı kişiler midir ve neden Beşe?
- Zaim ne demektir?
- Tımar ne demektir?
- Sipahi ne demektir?
- Ser asker ne demektir?
Hemşin ser-askerinin ise 1485 yılından evvel Bosnalı İsmail olduğu tespit edilmiştir.
6 Mayıs 1488 tarihli bir tımar kaydında ise; Halkın, Hemşin Zaim’inin bölgenin yerlisi olmaması gerekçesiyle ettikleri şikâyet nedeniyle Şehzade Selim’in merkeze yaptığı arz üzerine bu şahsın görevden alındığını ve yerine Aydın adında birinin Subaşılık görevine getirildiğini anlatmaktadır.
1486 yılına ait bu tahrir defterinden sonra Hemşin’e dair ilk kayıtların bulunduğu diğer bir arşiv belgesi de 1515 yılına ait Tahrir Defteri’dir. Bu defterde Hemşin Seraskerinin Ali Koruk olduğu ve kendisine Rize de Tımar verildiği Hemşin Zaim’inin Mahmut Çelebi olduğu, Hemşin-i Bala kalesinin dizdarının Ayaz oğlu Rüstem olduğu ikinci dizdarının ise Ayaz oğlu Turuhan olduğundan bahsedilmektedir.
Bölge ile ilgili ilk kayıtlar da Bölgenin bir kısmının Müslüman olduğu ve bunlara Müslüman kadim dendiği bilinmektedir.
Sizce bunlar kimlerdir? Ve sonra bölgeye kimler yerleştirilmişlerdir?
15, 16. ve 17 yüzyıllarda Rize ve yakın çevresine yönelik yoğunlaşan baskınları önlemek ve halkın güvenli bir şekilde yaşamını sağlaması için bir dizi önlemler alınmıştır. Tımar dağılımında hassasiyet gösterilerek Çepni, Akkoyunlu, Dulkadirli ve Karamanlı Türkmenlere tımarlar verilmiştir.
Bölgedeki Hristiyan ve Gregoryen olduklarından dolayı Ermeni denilen toplum kimlerdir?
Şehzade Selim, Gürcü ve Safevi etkinliğini kırmak için Gürcistan ve Safeviler üzerine akınlar düzenlemiş ve bu akınlar 16. ve 17. yüzyıllarda da devam etmiştir. Ayrıca bölgedeki kaleler faaliyete geçirilerek bu kalelerde Mustahfız görevlendirilmiş ve kaleler mühimmatla donatılmıştır. Bunların yanında ayrıca müsellem teşkilatı kurulmuş ve yine halkın ve tüccarların Rize’den İspir, Erzurum ile Anadolu’nun diğer bölgelerine ve Rize’den Gönye taraflarına güvenli yolculuk etmesi sağlanmış ve yolların açık tutulması için halkın bir kısmı derbentçi ve köprücü olarak görevlendirilmiştir. O devirde görevlendirilen ve yaptıkları işlerden dolayı vergiden muaf tutulan kişilerDİR.
Vergiden muaf tutulan toplumlar kimlerdir?
1.Müsellemler
2.Martoloslar
3.Meremetçi, Derbentçi ve Köprücüler
Müsellemler; Savaş zamanında at ve silahlarıyla sefere katılan, barış zamanlarında ise toprağını ekip biçen yarı askeri guruba denmektedir. Yamaklar da bunların yardımcılarıdır. Savaşa katıldıkları için her türlü vergiden muaf tutulmaktadırlar. Zamanla müsellemlerin savaş ve barışta yol, köprü ve suyolu yapımında çalıştıkları ve bunları onardıkları da görülmektedir.
Martoloslar; Osmanlı fethettiği topraklarda fethin etkisini yumuşatmak için önce sipahi, voynuk ve martolos gibi askeri zümre içinde yer alan gayr-i Müslimleri önce tam, sonrada yarı askeri sınıf içerisine almışlardır. (Hemşin bölgesinde yok)
Meremetçi, Derbentçi ve Köprücüler; Bunlar görevlendirildikleri bölgedeki köprüleri, yolları ve onarılacak her şeyin tamirlerini yapan ve bu sayeden Avarız ve vergisinden ve Neftlik hizmetinden muaf kişilerdir.
Hangi Vergiler Müslümanlar ve Hristiyanlar tarafından ödenmektedir?
Buna göre 1518 yılında Hemşin’de vergi mükellefi 679 hane bulunmaktadır ve Hemşin’den alınacak vergiler 5 kalem altında toplanmıştır. Bunlar; Revgan (yağ), Asel-i musaffa (saf bal), Şem’i asel (bal mumu), bir yerleşim yerindeki Naib’in sağladığı düzen ve adalet karşılığında halktan aldığı Niyabet vergisi ve suç ve suçlulardan alınan ceza olan Ceraim vergisi resmi olarak tespit edilmişti.
1.Neft Vergisini eklemek lazım.
2.Toprak ve Ürünler ile ilgili ne vergisi ödenmektedir.
3.Başka vergi varmıdır.
1486 yılı kayıtlarında bir tek Rize Kalesinden bahsedilirken Hemşin bölgesindeki kalelerden bahsedilmemektedir. Sizce neden?
Bugünkü Rize ilinin çevrelendiği alanda 1486 yılında tek bir faal Kale kaydı bulunmaktadır. Bu kale Rize Kalesidir. 1486 yılı kayıtlarında Hemşin bölgesinde herhangi bir Kaleden söz edilmemektedir. 1515 yılında ise Rize Kalesi yanında Yukarı Hemşin Kalesinin de (Kale-i Bala) faal hale getirildiği, 1520 yılında ise Aşağı Hemşin (Kale-i Zir) Kalesinin ilave edildiği tespit edilmektedir.

Kale 1515 ve 1520 yılları görevlileri
Nüfus ile ilgili ve din dağılımı ile ilgili ilk bilgiler nelerdir?
Nüfus konusunda ise ilk bilgiler 1518 yılına ait Tımar tevcih defterinde yer almaktadır.
Bu tarihten evvelde Hemşin de nüfus bulunduğu zirai faaliyetlerden anlaşılmakla birlikte,13 nefer kale görevlisi, Zaim ve ser-askerin dışında bir bilgiye ulaşılamamaktadır.
7 Mart 1518 tarihinde ise Hemşin zeameti, Trabzon sancakbeyi (valisi)’ne has olarak tahsis edilmiştir. “Zeamet-i Vilayet-i Hemşin ki hariç ez-defter” başlığını taşıyan konuyla ilgili kayıtta Hemşin’deki mükellef hane sayısı ve ödenecek vergi çeşitleri de belirtilmiştir.
1515 yılında Hemşin i Bala kalesinde görevli 13 nefer Müslüman bulunduğu kayıtlarda gözükmektedir.
1520 tarihli defter de ayrıca Hemşin i Bala ve Hemşin i Zir adlı kalelerden ilk defa bahsedilmektedir.
Bunların dışında 1520 yılında Yukarı Hemşin ve Aşağı Hemşin dizdarlarından başlayarak tüm personelin ne kadar bedel aldıkları ve kalelerde bulunan mühimmat ve ambarlardaki zahire konularından da bilgi verilmektedir.
1515 yılında Hemşin de 1 Kale ve 34 köy iskân birimi olduğunu söylemek mümkündür. Buna göre toplam 35 iskân biriminde 230 Hane Müslümana karşılık 465 Hristiyan hanenin ikamet ettiği hesaplanmaktadır. Müslüman hanelerin 9 hanesi kale görevlisi ve 3 hanesi ise serasker, Zaim ve kadıdan oluşmaktadır.

*Mücerred: Vergi vermeye muktedir bekar erkek.
1468 ve 1683 yılları arasında Hemşin’deki Nüfus oynamaları
1515 de kaza nüfusu yaklaşık 3.455 kişiden oluşmaktadır. Bu nüfusun 1.130 kişisi Müslüman ve 2.325 kişisi Gayrimüslimdir.

1468 ve 1683 yılları arasında Hemşindeki Nüfus oynamaları
Bu tarihlerde sahildeki nüfus ve din dağılımı nasıldır? (Fındıklı, Ardeşen, Pazar, Çayeli ve Rize baz alınabilir.)
Diğerlerini de şema da göreceğiniz üzere Hemşin nüfusunun 1515 ila 1682 yılları arasındaki 167 yılda 3.455 kişiden 5.668 kişiye yükseldiği görülmektedir.
Bu zaman diliminde Müslüman Nüfus 1.130 kişiden 1.318 kişiye çıkabilirken Gayrimüslim nüfus da 2.325 kişiden 4.350 kişiye yükselmiştir.
Müslüman nüfusun az ama Gayrimüslim nüfusun artışlarının bu kadar değişkenlik göstermesinin sebebi Müslümanların Askerlik yapmış olmaları olabilir mi?
Gayrimüslimlerde Askere gitmeyip sadece ticaret yapıp vergi ödemişlerdir. Müslüman nüfusundaki az artışın tek sebebi bana göre Askere gidenlerden geri dönüş sayısının çok olmamasıdır.
Hemşin bölgesinde gözükmese de Pazar kayıtlarında 1682 yılında Haçapit de 20 nefer Derebentçi olarak gözükmektedir.
1583 yılında görevli Meremetçi sayısı birdenbire artmış ve 1.318 nefere çıkmıştır. Bunlar Aşağı ve Yukarı Hemşin Kalelerinin, bu kalelerde bulunan Camileri ve etrafta bulunan yol ve köprüleri tamir etme karşılığında avarızdan ve tekalif-i örfiyeden muaf tutulmuşlardı. Ayrıca kaza dahilindeki arazi taşlık ve kayalık olduğu için mahsul elde edilemediği belirtilmekte ve kaza halkının tamamı yukarıda belirtilen görevleri karşılığında vergilerden muaf bulundukları kaydedilmiştir.
TAHRİR DEFTERLERİNE GÖRE HEMŞİN
Hemşin’e ait ilk tahrir defteri 1530, ikincisi 1554, üçüncüsü 1564, dördüncüsü 1583 tarihlerini taşır. Bu durumda Hemşin kazasına ait ilk tahririn 1530 yılına ait olduğu anlaşılmaktadır.
1530 TAHRİR KAYITLARI
1520-1530 tarihli icmal defteri kayıtlarından bu tarihte Hemşin kazasının; “Nahiye-i Hemşin”, “Nahiye-i Kara Hemşin” ve “Nahiye-i Eksanos” olmak üzere üç bölümde teşkilatlandırıldığı gözükmektedir.
Ayrıca Nahiye-i Hemşin içerisinde “Nahiye-i Kuş Ova karyesi” adıyla bir nahiye adı daha vardır.

1530 Hemşin bölgeler ve nüfus dağılımı
Tablo da ayırıldı ama 1554 kayıtlarında ayrı kaydedilmiştir. Bu tarihten sonra tutulmuş diğer 3 defterde ise Kuş Ova nahiyesi diğer nahiyeler gibi ayrı başlık altında yazılmıştır.
Tabloda Mihmanos gördüğünüz daha sonra kullanılan bir isimdir. O tarihler de isim olarak Nahiye-i Hemşin geçmektedir ve sadece şu anki Merkez ilçeyi ihtiva etmektedir.
1530 yılına ait fetihten 69 sene sonrasına ait bu kayıtlarda Hemşin nüfusunun %38,1’ini Müslümanların, %61,9’unu Gebran’ların (gayrimüslim) oluşturduğu görülmektedir ki, bu Müslüman oranı o yıllar için çevredeki diğer kazalardan çok daha yüksek bir orandı. Bu tarihte (1530 yılında) Hemşin kazasının 34 köyünde 457’si Gebran (gayrimüslim) hanesi idi.
Bu defterlerde karşımıza çıkan, fetih öncesinden kalma Hemşin yer adlarından Meydan, İncürlük, Çat, Baş köyü, Kuş ova, Kara Hemşin gibi günümüz Türkçesinde bile yaygın olarak kullanılan adlar ile Peçenek, Hun, Kuman/Kıpçak, Uz (Oğuz), Hazar, Akkoyunlu Türk boy ve kavimlerine işaret eden yer adları, bu coğrafyada yaşayanların gayrimüslimlerin çoğunun Gregoryen inancında da olsa etnik kimliklerinin ne olduğunu gözler önüne sermektedir.Ayrıca kazada bulunan Kale-i Bala ve Kale-i Zîr’de görevli komutan, imam-hatip, subay, fenerci, demirci, topçu ve erlerden oluşan 70 kişilik Müslüman görevliler ile birlikte Müslüman nüfus 287’ye ulaşmaktadır. Bu durumda Müslümanlar nüfusun %38,1’ini, Gayrimüslimler de %61,9’unu oluşturmaktadır.
1554 TAHRİR KAYITLARI
1554 yılına ait tahrir defteri Hemşin’e ait mufassal (detaylı) bilgilerin bulunduğu ilk tahrirdir. Bu defterde Hemşin kazasındaki nahiye sayısı 4, nüfus 834 olarak verilmektedir. İlk defa bu defterde nahiye olarak ayrı bir başlık altında kaydedilen Kuş ova, 1530 yılı tahririnde Hemşin merkez nahiyesinin köyleri arasında yer almıştır.
1554 yılı tahririnde Hemşin (Mihmanos), Kuş ova, Eksanos ve Kara Hemşin şeklinde sıralanan Hemşin nahiyelerindeki köy sayısı 31 olarak verilmiştir.

Bir önceki kayıtta adı zikredilen Kısmen-Molovinç köyü bu defterde Hala başlığına dâhil edilmiştir.
Daha evvel yazılan Askarakiç ve Vartor adlı yerleşim birimleri ismen tarih sahnesinden silinmiş ve yakınlardaki yerlere yazılmış gözüküyor.
1564 TAHRİR KAYITLARI
1564 kayıtlarındaki defterde yer alan Hemşin kazası kayıtları incelendiğinde kaza dâhilinde 30 köy ve 2 mahallede 1534 hane, 18 zemin ve 57 değirmenin bulunduğu görülmektedir. Bu defterde de kazanın 4 nahiyeye bölünmüş olduğu görülmektedir. Bunlar Kara Hemşin, Eksanos, Kuş ova ve Mihmanos şeklinde sıralanmaktadır. Adı ilk defa kayıtlara geçen Mihmanos’un önceki tahrirlerde Hemşin merkez nahiyesi yerinde bulunduğu köylerinden anlaşılmaktadır.

1583 TAHRİR KAYITLARI
1583 kayıtlarında tüm Hemşin bölgesi tekrar 4 bölgeye ayrılmış olarak gözükmektedir.
MİHMANOS, KARAHEMŞİN, KUŞOVA ve EKSENOZ isimli bölgeler ve onlara bağlı 32 köy gözükmektedir.
1583 yılı tahrir kayıtlarına Hemşin bölgesi derbentleri de ilave edilmiştir.
Hemşin nüfusu Müslüman ve gayri Müslimlerden oluşan 1.318 neferden ibaret olup tamamı Meremetçi olarak görevlendirilmiştir. Bunlar Kale-i Zir ve Kale-i Bala kalelerini, bu kalelerdeki camileri ve etrafta bulunan yol ve köprüleri tamir etmek karşılığında avarızdan ve tekalif-i örfiyyeden muaf tutuldukları görülmektedir.

Bunların dışında ilk defa Hopa tarafında bir kayıt daha Hemşinlileri göstermektedir.
Defterde “Ği namı diğer Hopa” olarak 25 hane ile görüşen yer Ği Baş anlamına geldiğine göre BAŞHOPA olarak değerlendirilmektedir. Ği+Hopa isminin de zamanla Higoba olarak isimlendirildiğine inanmaktayız. Diğer Hemşinli köyleri (Ardala, Zurbici, Zalona vb.) en yakın tarihli defter olan 1583 de ortalıkta yoktur.
AYANLIK
Osmanlı Devleti, XVI. yüzyılın sonlarından itibaren “Celali isyanları” adı verilen olaylarla her yönden sarsıldı ve merkezi idareyi kaybetti. Bunun üzerine Eyaletleri yönetmek, asker ve vergi toplamak için “AYAN” sistemi ortaya çıkartıldı. Mevcut belgelere göre Hemşin Bölgesinde 3 ayandan söz etmek mümkün. Sıçanoğlu, Halitoğlu ve Kumbasaroğlu.
Nahiye müdürlükleri oluşturulana kadar bölgede her şeyin sorumlusu bu 3 aile olmuştur.
Arada 100 yıllık bir kayıt yok gözüküyor bunun sebebi nedir?
1682 AVARIZ DEFTERİ
1682 yılına ait Avarız defterinden anlaşıldığına göre o yıl Hemşin kazasında 1.079 avarız hanesi vardı. Bu defter de din mensubiyetleri belirtilmiştir. Bunlardan 870’i Gayrimüslim, 209’u Müslümandır.
1682 yılında 20 Nefer Atina kazasının Haçapit (Subaşı) köyünde derbentçi olarak gözükmektedir.
Trabzon Şeriyye Sicillerine göre 1612-1613 tarihleri arasında bölgeden bir göç dalgası ile bir miktar Müslüman ile 180 gayrimüslim de Mapavri, Maçka ve Sürmene kazaları ile Trabzon livasına göç etmiş bulunmaktadır.
Baş Hemşin tarafından Hopa göçlerinin de bu tarihler arasında olduğu zannedilmektedir.
1682 de Hopa’daki Hemşinlilerin hepsi, Müslümandır. Aynı zamanda aynı kayıtlara göre Haçapit köyüne gidenler de Müslümandır ve Derbentçi olarak (Yol, Körü yapımı tadili vb.) kayıtlara geçmişlerdir.
Bu durumda 1682 yılında Hemşin nüfusunun %80,6’sı Gayrimüslim %19,3’ü Müslümandır.

Göç etmiş olan gayrimüslimler ile birlikte nüfus 1.050’e ulaşmakta, fakat bunun %17,1’i daha o yıllarda göç etmiş bulunmaktaydı.
Yaşam şartlarından dolayı bölgeyi terk edip daha uygun olan Maçka ve Sürmene’ye gidenler için aşağıdaki talep görevlilere gönderilmiştir[1].
Trabzon ve Sürmene kadılarına gönderilen hüküm özetle şöyle: “Hemşin reayası her sene cizye, ispenç ve diğer vergiler karşılığı olarak sarayın mutfağına üç bin vukıyye (okka) bal mumu vermeyi taahhüt ettiği halde, ahalinin bir kısmının kalkıp Sürmene’ye göç ettiği, bu sebeple 1612/1613 senesinden beri o kadar bal mumunu tahsil etmek mümkün olmadığı, Sürmene’ye göç edenlerin yasal olarak geri yerlerine gönderilmeleri yönünde tahsildarın ricası üzerine ferman çıkarıldığı, bu ferman size ulaştıktan sonra bir saat bile geciktirmeden Sürmene kazasına varıp yerleşenlerin orada kaydedilmemişler ise ve üzerlerinden on seneden az geçmiş olanların geri gönderilmelerine” dair ferman. 8 Recep 1029 (9 Haziran 1620)
1690 tarihli bir sicil kaydında Hemşin Kadısının Mevlâna Hasan olduğu görülmektedir[2].
1682 de Hopa'da Başköy (Higopa) köyü "Astotovit" köyü ile birlikte yazılmış. Bu isim 1583 tarihli defterde de geçiyordu, bu köyü de Hemşin bölgesi kabul edebiliriz ama isim ne yazık ki günümüzde kullanılmayan bir isim, nereye tekabül ettiğini bilemiyoruz ancak Higopa'ya yakın bir yer olduğu kesin. Zira 1682'de müşterek yazılmışlar. Ekteki kayıtta Bağovit diye yazılan yer Beğlevan yani Kemalpaşa'nın Borçka tarafı, orada da günümüzde Hemşinli yerleşimleri var.
Hopa'daki Hemşinliler, Ardeşen Oce ve Pazar Haçapit köylerinin üçü de tapu tahrirlerde yoklar. Oce ve Haçapit ilk defa köy olarak 1682 de gün yüzüne çıkıyorlar yani göç almışlar ve köye dönüşmüşler.
1682 avariz kayıtlarında Haçapit ve Oce'nin tamamı Müslümandır.
Hopa'daki Higoba'nın tamamı da Müslümandır.
GÖÇLER ÜZERİNE
Bölgede mal varlığı demek canlı olanların dışında oturduğun evden başlar daha sonra yayladaki ev, tarla, otlaklıklar, Meyvelikler, budanacak ağaçlıklar, kesilecek ağaçlıklar, kendirlikler olarak devam eder. Köyde herkes buralarının sahiplerini tek bir aile olarak bilirler ve şunun ağacı, şunun tarlası olarak söylerler. Yanı bütün mal o aile ismine tescilli gibidir. Hatta ekonomik değeri olan ağaçlarda ailenin damgasını da bulmak mümkündür.
Gayrimüslimler giderken o mallarını birilerine satmışlar fakat Tapu kayıtlarının tescil edildiği 1872 yılına kadar tüm mallar devlete ait olduğu için aralarında bu al veri gösteren muhtemelen bir sözleşme yapmışlardır. Genel de ailelerin evlerinde saklı olan Osmanlıca belgelerde bu tip belgelere rastlamaktayız.
O ailenin yerine gelen aile ise lakapları farklı olsa da o aile ismini devam ettirmiş ve köylülerin alışık olduğu isimlendirmeyi bozmamışlardır.
Yani bir nevi onların mirasını devam ettirmişlerdir.
Bu isim devam ettirme alışkanlığını yapılan incelemelerde ve sohbetlerde görmekteyiz. Ailelerin köydeki lakapları ile asıl lakapları arasında çok farklar vardır.
1838 KAYITLARI
Arşivde bulunan 1836 yılına ait Hemşin reayasına ait bir nüfus yoklama defterinde ise bu yıl Hemşin’de kaydedilen gayrimüslim erkek nüfusun 68 kişi olduğu görülmektedir.
1838 yılında Hemşin kazasının Müslüman erkek nüfusu 6.045 kişi idi.
1842 yılına ait Rize Nüfus Defteri sonunda kaydedilen Hemşinli gayrimüslim nüfusu ise 99 kişidir. Buna göre geçen 6 yılda gayrimüslim nüfus 31 kişi artmıştır.
1848 KAYITLARI
Hemşin’deki gayrimüslimlerin kaydedildiği üçüncü defter ise 1265 (1848) yılına aittir.
Bu defterin kapağında “Lazistan Sancağı dahilinde kâin Hemşin kazasının tebe’a-i gayrimüslime defteridir” kaydı bulunur. O dönemde Hemşin’deki 4 köyde 21 hane içerisindeki yaşamakta olan gayrimüslimlerin adları tek tek verilmektedir. Buna göre; Kolona (Zil kale) köyünde 2 gayrimüslim hanesi bulunmakta ve bu hanelerde 9 erkek nüfus yaşamaktadır. Bunlardan ticaret için biri Ünye, diğeri de Kırım’a gitmiş bulunmaktadır.
Meydan köyünde 2 hanede 10 erkek nüfus yaşamakta, bunlardan birisi kötürüm ve alil (yatalak) idi.
Elevit (Yayla köy)’te 10 hanede 39 erkek nüfus bulunmakta, bunlardan 9’u ticaret için Ünye, Trabzon, Kırım, Erzurum ve Gürcistan’ın Kutayis şehrine gitmiştir.
Mollaveys köyünde 7 hanede 23 gayrimüslim erkek nüfus kayıtlıdır. Bunlardan da 7 kişi ticaret için Erzurum, Trabzon ve Kırım tarafına gitmiş bulunmaktadır.
1903 KAYITLARI
Hemşin’deki gayrimüslim nüfus ile ilgili tespit edilen en son veri ise 1903 yılına aittir. Bu yıla ait Trabzon Vilayet Salnamesine göre 10’u erkek, 10’u da kadın olmak üzere Hemşin’deki gayrimüslim nüfusu sadece 20 kişidir.
1915 yılında tehcir kanunu gereğince kalan gayrimüslimler bölgeden gönderilirken tutulan kayıtlarda Rize’den gönderilen Ermeni sayısı, ki bölgedeki gayrimüslimlere Gregoryen olduklarından dolayı Ermeni denilmektedir, 4 hane ve 14 kişi olarak verilmiştir. Bu 14 kişinin, Elevit’in yaşlılarının, «Tehcir esnasında tüm Hemşin’de sadece Elevit’te dört hane Ermeni’nin bulunduğu ve bunların da 1915 yılında tehcir kararıyla gönderildiğini» nakletmelerinden de anlaşılacağı gibi Elevit’den gittikleri netlik kazanmaktadır.
GAYRİMÜSLİMLERE NE OLDU?
Bölgenin yerli halklarına Müslüman ve Gayrimüslim olarak bakmak lazımdır. Çünkü Osmanlı, kayıtlarını bu şekilde tutmuştur.
Hemşin bölgesinde yaşayan Müslümanlarda ırka bakılmadan Müslim dedikleri gibi Gayrimüslimlere de Gregoryen kilisesi bağlılıklarından dolayı, ırka bakmadan Ermeni demişlerdir.
Osmanlı, Müslümanlardan Tımar ve Askerlik gibi konulardan faydalanırken, Gayrimüslimlerin tek yaptıkları ise vergi ödemekten ibaret olmuştur. Müslümanlar savaşlarda kırılırken Gayrimüslimler tüm ticareti ellerinde tutar ve ciddi para kazanır olmuşlardır. Bu sebeple gayrimüslimler ticarette ve imalatta hep Müslümanların önünde yer almışlardır.
Osmanlı kayıtları incelenirken kişinin tipi, boyu gibi birçok fiziksel özellikleri dışında bir de meslekleri ve nerede mesleği icra ettikleri de yazılmıştır.
Gayrimüslimler de genellikle bir iki Rençber dışında kalanların hepsi Deri Tüccarı, Tabakhane sahibi, Fırıncı vb. gibi birçok iyi gelir getirici meslek sahipleri oldukları gözükmektedir.
NEDEN GÖÇ EDİLMİŞ
Sebebi aslında çok basit. Bölgenin şartları hakikaten çok zordur. Bölgenin özellikle yukarı dağlara doğru olan kesimlerinde 12 ay yaşayanların en az 8-9 ayında karla ciddi şekilde mücadele ettiklerini görürsünüz. O kadar yüksekler de Buğday ve Arpa da dahil birçok ürün yetiştirmeye çalışmışlar ama yaşam daha ziyade 3-4 metre kar altında geçmektedir. Bölge hayvancılık dışında başka bir gelir getirici ürün o zamanlar da sunmamaktadır. Hayvancılık da sadece kendilerine yetmekteydi. Bu zor şartlar, Müslüman, Hıristiyan ayrımı yapmamaktadır. Bu sebeple bölge sürekli Müslüman veya Hristiyan ayrımı yapmadan dışarıya göç vermiştir. Bunun süresi çok eskilere dayanır.
Gayrimüslimlerin göçlerinin tarihi, Arşiv belgelerinden izlenebilmekte ve 1554 yılına kadar uzanmaktadır. 961 (1554) yılına ait Mufassal Trabzon Tapu Tahrir Defteri Hemşin kazası kayıtları arasında yer alan bir kayıtta, buralı bazı kişilerin terk-i vatan ettikleri, bunların mülklerinin başkaları tarafından kullanıldığı, hasadı yapacak bu kişilerin, eski sahipleri gelirse geri verecekleri ifade edilmektedir.
Bu zor şartlar altında yöre insanı çözümü gurbetçilik de bulmuş ve biraz para kazandıktan sonra ilk fırsatta ailesini de yanına almıştır ki bu hala devam etmekte ve bölge şehirlere halen yoğun göç vermektedir.
Müslümanlığa toptan geçiş iddiası bilinçli yapılan tam bir komedidir.
Çünkü toptan Müslümanlığa geçişi iddia edenler, o devirlerde Müslümanlığa geçişin ne kadar zor olduğunu bilseler de bilmez gibi davranmaktadırlar. Osmanlı vergi aldığı için kayıtları şahitli tutmakta ve kayıt altına almaktadır.
1619– 1737 yılları arasında Hemşin’de 7 kişinin Müslümanlığa geçtiği tespit edilmiştir.
1737 yılından sonra ise 56 yıl içinde Hemşin’de 2 İhtida olayı daha yaşanmıştır.
Kayıtlara göre tüm Hemşin de toplam Müslümanlığa geçiş 9 kişidir.
Öyle söylendiği gibi toplu geçişler mümkün değildir ve olmamıştır.
MÜSLÜMANLIĞA GEÇİŞ KAYDI
Trabzon Şeriyye sicil kayıtlarına göre bir ihtida örneği; “Hemşin kazasında İncirlik nam karye sakinlerinden olup küfür halinde Abram veledi Serkes nam Ermeni gelüp halen (kelime-i şehadet getiriyor) deyup batıl dinden beri olup Din-i İslam’a dâhil oldum dedi de ismi Mahmud tesmiye olunduğu. Der Fi Cemaziyelahir 1103 (1691 yılı) Şuhudu’l hal: Saadetlü Ahmet Paşa hazır hala. Mehmet Efendi tab’i müşarun ileyh. Berberzade İbrahim Ağa. Mehmet Beşe hazır. Ramazan Efendi.”
Belgelerden de anlaşılacağı gibi bölgede zorla Müslümanlaştırma gibi bir durum yoktur.
Bölgeyi terk edenler tamamen bölgesel şartların zorluğundan dolayı bölgeyi terk etmişlerdir.
Bu bilgi ve belgelerin dışında da Hemşin ile ilgili resmi başka hiçbir kayıt yoktur.
[1] Trabzon Şeriye Sicil Defteri No: 1821, s. 118
[2] TŞC, nr. 1857, 125a
HOCAMIZA ALLAH'TAN RAHMETLER DİLİYORUZ
KALİF DERGİSİ 3. SAYI SAYFA:42
