VARTAVOR /GÜL GÜNÜ NEDİR NE DEĞİLDİR.

VARTAVOR /GÜL GÜNÜ NEDİR NE DEĞİLDİR.

VARTAVOR / “GÜL GÜNÜ”
NEDİR, NE DEĞİLDİR?

“Bilmiyorsan öğren, Biliyorsan öğret”

Remzi YILMAZ

 

Ermeniler M.Ö. 2. yy.’dan itibaren Türkleri tanıyorlar.
Ön Asya’da ve Anadolu’nun çeşitli yerlerinde çoğu zaman birlikte yaşamışlardır.
Trakya, Ege kıyıları, İç Anadolu, Doğu Anadolu, Doğu Karadeniz kıyı ve iç kesimlerde ortak alanlarda tarım ve geçim yapmışlar bu yüzden orta çağ Ermeni tarihçilerinin pek çoğu; “Biz Türk’üz” diyorlardı.
Tüm kültürel değerleri, giyim-kuşam, konuşma, efsaneleri, sembolleri ve hatta kahraman şahsiyetleri hep Türklerden seçilmiş ve gösterilmiştir.
Ermeni Mamikonların Hazar Tuğru’lu (çift başlı kartalı) Selçuklu devletinin de arması olarak kullanılmıştır. O yüzden batılı bazı tarihçiler tarafından Ermeniler, “Hıristiyan Türkler olarak gösterilmiştir”.
Ermenilerin bugün kendilerine soylu Ata - Cet olarak seçtikleri tarihi şahsiyetlerin tamamı Türk ve Saka - Oğuz (Arsaklar) boylarındandır.
Erivan da Tebriz de hane sahiplerinden Türkler koç boynuzunu, Hıristiyan Ermeniler ise haç işaretini evlerinin kapı girişlerine asarlardı.
Koç boynuzu eski inanışa göre; çadırı, evi kötü ruhlardan ve kötülüklerden korurmuş. Koç boynuzu halen bugün Hemşin evleri ana giriş kapısı üzerinde asılmaktadır.
Koç boynuzu yiğitlik nişanıdır. Hopa Hemşinliğin de Higoba (Başoba köyünde), İskoç ailesi İskit Saka soyundan gelen asıl Türk unsurlarıdır.
Günümüzde Moğolistan da da bu gelenek devam ediyor.
1092’de Selçuklu Sultanı Alparslan sayıları seksen bin olan Türkmen - Çepni gruplarını Trabzon, Rize, Hayrat, İkizdere, Kalkandere’ye yerleştirmiştir.
Fındıklı da Aşağı Çamlıca ve Mollaveyis de taştan koç-koyun heykellerinin varlığı Akkoyunlu Türk-men boylarının buraları yurt edindiklerini gösteriyor.
Türkler boylar halinde çok büyük organizasyonlar meydana getirmişlerdir.
Boyların yaşam alanları su kenarları, ırmaklar ve bazen de vadi boylarıdır.
Tıpkı Hemşin vadileri de böyle yerlerdir. Eskiden Kaçkarda yaşayan Ermenilerin bir bölümü her yıl Vartavor/Gül günü ayini veya şenlikleri yaparlardı.
Aslında bu bir anma günüdür bunu kaynaklar ile açıklamaya çalışacağız.
Kafkasya da yakın komşuluklar nedeni ile halklar arasında sosyal ve iktisadi etkileşimler olmuştur.
Bu nedenle pek çok lisan ve etnik yapı vardır. Bu bölgeye bu yüzden ”Diller dağı” denmiştir.
Aynı zamanda kavimlerin ve etnik boyların çokluğu yüzünden de buraya “Kavimler Kapısı” denmektedir.
Fransız tarihçi - Gezgin Alexander DUMAS; “Bugün Kafkasya da yaşayan Ermeniler ticari hayatın hep ana ekseninde olmuşlardır” demektedir.
Bu ticaret sayesinde çeşitli yerlerdeki Ermeni tüccarlar aynı zamanda birer misyonerlerdi.
Bunlar varlıkları her yerde Ermenice dili ile Hıristiyanlık propagandası yaparak, bölgedeki etnik boylar üzerinde “Ermenileştirme” faaliyetleri yürütmüşlerdir.
Bu faaliyetlerden biride Vartavor/yas günü/ayinidir.
Bu konuya girişte şunu hemen belirtmekte yarar vardır Vartavor, tüm Ermenilere ait dinsel bir anmadan ortaya çıkmıştır. Hemşinliler ya da bölgede eğlence amaçlı ve “Ot biçme günleri” ile doğrudan hiçbir alakası yoktur.
Muş eyaletinde Kandlı kilisesinin rahibi Vartapet, “Sasum‘lu (Sasom) alim kişi, rahip Bağos Varpet ölünce burada yaşayan Hıristiyan topluluk Saint - Lazar kilisesi haziresinde gömülmüştür.
Rahip sevilen bir dini kişilikti. Vart kelimesi Ermenicede “Gül” demektir, Or “Gün” Vartavor “Gül günü” her yıl Sasom’lu Vartepet’in anısına düzenlenen bugün, Vartavor olarak Doğu Hıristiyanların terminolojisinde yer almıştır.
Kadınlar ve çocuklu gruplar o gün güzel giyimleri ile önlerinde bir rahip eşliğinde çiçekler ve güllerle süslenmiş küçük sepetler ellerinde kiliseden çıkılarak Sent lazar kilisesi yakınında aziz Vartapet’in in mezarına ilahiler söyleyerek varırlardı, onu kutsar ve anarlardı.
Aslında bu bir anmadır.
* Sümer atasözü Tüm Ermenilerin bu Gül gününü bilmedikleri gibi sadece Hemşin deki Ermenilerden Kaçkar dağı güney yakasındakiler bilirlerdi.
O yüzden tüm Ermeniler’e ve Hemşinlilere mal etmek doğru bir yaklaşım değildir.
Vartavor yortusu paskalya haftasından önceye tesadüf eder. Doğu Karadeniz Ermenileri için Vartavor şenlik ve festival değil dinsel ayindir”.
Paskalya yortusu 22 Mart’ da başlar, bu sebeple Türklerin yaz ya da ot biçme şenlikleri ile ilgili değildir.
Karadeniz araştırmacı ANTONY BRYRE, “Vartavor yortusunu Hemşinliler bilmezler, yaz aylarında düzenlenen Hemşin ot biçme şenlikleri çalgılı ve müziklidir bu sebeple Vartavor’u yansıtmaz” demektedir.
12 Nisan’ da son bulan paskalya yortusu öncesi bu Vartavor/gül günü dinsel törendir.
Aslen Trabzon’da yaşamış olan “Pontus tarihi kitabının yazarı P, BİJİŞKYAN, Vartavor da herkes kiliseye gider” diyor.
Temmuz ve ağustos ayında ki Türklerin şenlikleri ile alakası yoktur. Vartavor’ da Müzik ve Çalgılar yoktur.
Yol boyunca ilahiler söylenirdi. İlahiler içinde Türkçe kelimeler de geçmektedir. Ermenice’ye nüfus etmiş Kıpçak Türkçesinden pek çok kelime de mevcuttur.
Ermeniler üçyüz on (M.S.) senesinde Hıristiyanlığı, Kıpçaklardan vaftiz dileyerek kabul etmişlerdir.
Manastırlarında ilk yıllarda hep Türkçe ilahiler söylenirdi.
Manastır, Hintlilerden Türklere geçmiştir.
Türkler Kırgızistan’daki Manas gölü yanındaki ürpertici
yüksekliği ile Kalyas dağına (Mahruti) benzetmişler, Batıya da bu mimari tarz ile geçmiştir, Azerbaycan Gecne (Eski alban) - Karabağ Ermenileri dinsel ayinlerini Türkçe yaparlardı. Zira bunların kökenlerinin Sakalar dan intikal ettiği tarihi kaynaklarda İfade edilmektedir.
Derbent - Kaya kent köyünde aziz Gregor kurganı Ermenilerce “Aziz PEDER”, Türkler tarafından ise “ Dede korkut” olarak ziyaret edilmektedir” .
Aziz Gregor, Gregoryen Hristiyan Mezhebinin kurucusudur.
Bu yüzden olsa gerek Gregoryanlığa“ Türk mezhebi denilirdi”
İnsanlarımız üzerinde algı yönlendirmesi yapılmaktadır. Bunların ucu ve kaynağı dışarıdadır.
Ermenilerin “ Denizden denize, büyük Ermenistan” hayalleri için yeni yöntemleridir.
Aliye Alt Hemşin Ermenileri isimli eserinde Hopa ve eski Hemşin de Vartavor’un bilinmediğini yazmaktadır, sadece Ambarlıdaki Ermeniler bilmektedir diyor.
P. HACİKYAN ise Vartavor bayramı ya da yortusu Ermenilerin, efsaneye göre Nuh tufanı ile ilgilidir diyor.
İslamiyet’ten önce yaz ve güz kurultay ve toylarda Türkler “ Tengri” ye Madağ/kurbanlar keserlerdi.
Hep birlikte yenirdi. Bunun Vartavor ile asla alakası ve benzerliği yoktur. Böylece Bir tarihi gerçeği nedir, ne değildir kime ait olduğunu açıklamış olduk.
Bazı kaynaklarda Vartavor ile ilgili öyle saptırmalar yapılıyor ki, adeta bir deli bir kuyuya taş atıyor, kırk akıllı insan onu çıkartmaya çalışıyor. Doğu Karadeniz de Hristiyanlık baz alınarak ciddi saha çalışması bile yapmadan aslından ve özünden Türk İslam düşmanlığını görmek zorundayız.
Siyasi amaçlı bu faaliyetleri iyi analiz etmek ve gerçekleri açıklamak gerekir.
Kafkasya’daki Ermeni varlığı Emperyalistler için bir stratejik atlama taşıdır.
Erivan’ın içinde bulunduğu coğrafya Türk ve Ermeni halklarının dost ve ortak bir bölgesel kaderi yaşamalarının gerçeği olarak önümüze çıkmaktadır.
İbn-İ HALDUN “Mukaddibe de coğrafya kaderimizdir diyor. Bunun tarihsel ve kültürel alt yapısı tahrip edilmiş olsa bile vardır. Eksik olan karşılıklı yeni bir güven ortamının tazelenmesidir.
Türk Ermeni sorunlarında doğrudan görüşmelerin, 3. devlet ya da aracıların olmadan daha güzel neticelere varacağını umuyorum.
"Hayat öyle acımasız bir öğretmendir ki önce sınav yapıyor sonra ders veriyor" Edward N. LITVAK
"Tarihin tek doğru dersi, insanoğlunun tarihten hiç ders almadığıdır" Andre GİDE

 

KALİF DERGİSİ 3. SAYI SAYFA:88