YAZ KÖÇÜ

YAZ KÖÇÜ

YAZ KÖÇÜ!

ARİF TARAKÇI

Ağerlerde kıştan hamlık görülür,
Nazar için boncuk kolye örülür...
Eş öküzler boranduğe sürülür...
“Yaz Köçü”dür bize bahar bayramı...
Baharı yudumlar toprağın hamı...

Büyük söyler, gurbettekiler dinler,
Köçe göre ayarlanır izinler...
Ebem kurşun döker, bağlanır cinler...
“Yaz Köçü”dür bize bahar bayramı...
Tarihi gizinde yaşatır kamı...

 Kapının düzüne katır bağlanır,
Semerinin vuran yeri yağlanır,
Hem nallanır hem arpası sağlanır...
“Yaz Köçü”dür bize bahar bayramı...
Katırcılık igit eder adamı... 

Son gecenin karanlığını yarar,
Demokrat feneri kokusu sarar,
Eski Paris sokaklarını arar...
“Yaz Köçü”dür bize bahar bayramı...
Çaputtan fitili alır selamı... 

Gün doğar karşıdan el sallar Şağar,
Yol boyu uğurlar kestane, kumar...
Nazlı akar Üsküt Dağı’nda puğar...
“Yaz Köçü”dür bize bahar bayramı...
Rahmeti nakildir kurun meramı... 

Kovuk gürgen dibi gene taşlanır...
Adettendir kötü ruhlar haşlanır...
Oyun sanır, uşakler pek hoşlanır...
“Yaz Köçü”dür bize bahar bayramı...
Dillerdedir Dağdüzü’nün endamı... 

Vang Deresi kar sularını toplar...
Aslan gibi kükrer vadiyi kaplar...
Ortan Köprüsü’nde yürekler hoplar,
“Yaz Köçü”dür bize bahar bayramı...
Düşen bir seğerun yayılır namı... 

Dertli, yanık türkülerle gidilir...
Sevdalanmış yürekleri yol bilir...
Kilimaç’ta öğlen düşüm edilir...
“Yaz Köçü”dür bize bahar bayramı...
Rehber olur köçbaşının kelamı... 

Azık; lokum, kede, kaymaklı pelit,
Helva ile “Naye Ekmeği” elit...
Çinglaklar çeşitken,sofralar eşit...
“Yaz Köçü”dür bize bahar bayramı...
Berekettir eskilerin ikramı...

Sahipleri tatlı tatlı atışır;
Buzak çöker, öküzleri çatışır...
Por vurunca seğerleri katışır...
“Yaz Köçü”dür bize bahar bayramı...
Köççü bilir, her bir yolu yordamı...

Dağ tutan dügeler yatar, yanlanır,
Az kesilir kulakları kanlanır,
Kan çıkanda hohol gibi canlanır...
“Yaz Köçü”dür bize bahar bayramı...
Yolda kalsa yürek yakar dramı... 

Yokuş biter, artık yol arkulanır,
Dağ havası ciğerlere dolanır,
Gelin yüklü midesi de bulanır...
“Yaz Köçü”dür bize bahar bayramı...
Pilonçut’ta gelir geçer evhamı...

 

Aslan sütü bekler Andon’un Suyu,
Şişede gizlenir gençlerin huyu...
İçine almazlar muhabbet koyu...
“Yaz Köçü”dür bize bahar bayramı...
Katırcının buhuludur ortamı... 

Maçkun’un Kahvesi çökmüş üzülür,
Yokuşta dizlerin bağı çözülür...
Büyük Irmak hala zamktan süzülür...
“Yaz Köçü”dür bize bahar bayramı...
Meryem’in Sırtı’nın düzdür devamı...

Çor’e işmar eder Modul’un postu;
Dört gözle bekler kadimden dostu...
Yol vermez kıç atar katırın puştu...
“Yaz Köçü”dür bize bahar bayramı...
Gürgenler kucaklar; piciyi, çamı...

Kaçkarlara bulut çekmiş buharı,
Selam durur Tatar Dağı’nın karı...
Şimdi güler, gece verir ayarı...
“Yaz Köçü”dür bize bahar bayramı...
Ayaz olur yaz köçünün akşamı...

 Yaylacılar Hazindag’a kavuşur,
Ağkapide ısırganla vuruşur...
Çayı demler yorgunluğu savuşur...
“Yaz Köçü”dür bize bahar bayramı...
Ocağın isinde dağılır gamı...

Yürü yürü antik yollar aşınır,
Asırların ağırlığı taşınır,
Sevdalıya türkü atan kaşınır...
“Yaz Köçü”dür bize bahar bayramı...
Vanagda kurulur yayla nizamı...

Yaylacılık genetik bir mirastır,
Nesillere aktarılan esastır...
Doğudan Batıya Türkler’e hastır...
“Yaz Köçü”dür bize bahar bayramı...
Hemşinlinin yarı göçer yaşamı...

 

Arif Tarakcı (01.03.2022)

 

 KALİF DERGİSİ 3. SAYI SAYFA:94